Bakara 37 ayet Meali

فَتَلَقَّى آدَمُ مِن رَّبِّهِ كَلِمَاتٍ فَتَابَ عَلَيْهِ إِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ

Bunun üzerine Adem, Rabbinden bir takım (ilham olan) kelimeler aldı ve derhal tövbe etti. Çünkü Allah tevbeleri kabul eden ve merhameti bol olandır.


Adem Aleyhisselam’ın aldığı kelimeler nelerdi?
   İbnu’l Münzir, Muhammed b. Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebi Tailb’den şöyle naklediyor: 
   Hazreti Adem o günahı işlediği zaman çok üzülüp pişmanlık duyunca Cebrail (Aleyhisselam) gelerek: “Ey Adem! Allah’ın seni nasıl bağışlayacağını öğreteyim mi?” diye sordu. Hazreti Adem: “Evet ey Cibril!” karşılığını verince Cibril şöyle dedi:
   “Rabbine münacatta bulunduğun yerde dur ve Onu yüceltip ham et. Allah katında, Onu methetmekten daha sevimli bir şey yoktur.” Hz. Adem: “Ey Cibril! Ne diyeyim” diye sorunca, Cibril şöyle cevapv erdi: “Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur; o tektir, ortağı yoktur. Mülk Onundur, hamd Ona mahsustur, dirilten ve öldüren Odur. O diridir, ölmez. Hayır O’nun elindedir ve Onun her şeye gücü yeter. de, sonra günahını itiraf edip: “Allah’ın! Seni hamdinle tesbih ederim. Senden başka ilah yoktur. Bir kötülük işledim ve nefsime zulmettim. Sen mağfiret et. Çünkü günahları senden başkası affedemez. Allahım! Senden kulun Muhammed hürmetine ve onun Senin katındaki değeri hürmetine günahımı bağışlamanı istiyorum” diye dua et. Hazreti Adem, Cibril’in dediği gibi yapınca Allah: (bildiği halde) “Ey Adem! Bunu sana kim öğretti” diye sordu. Hz. Adem: “Ey Rabim! Bana can verdiğin zaman ve ben canlı bir insan olarak duymaya, görmeye, anlamaya ve bakmaya başladığım zaman Arş’ının ayaklarında “Bismillahirrahmanirrahim, Lâ ilahe illallâhu vahdehû lâ şerike leh, Muhammedun Resulüllah” yazılı olduğunu gördüm. İsminin yanında, sana yakın meleklerden birinin veya mürsel bir nebinin değil de onun ismini görünce, onun senin katında en üstün varlık olduğunu anladım.” cevabını verdi. Allah: “Doğru söyledin ey Adem! Senin tövbeni kabul ettim ve günahını bağışladım” buyurunca, Adem Rabbine hamd ederek şükretti ve hiçbir kulun, Rabbinden gördüğü şeylere sevinemeyeceği kadar büyük sevinç içinde oradan ayrıldı. (Ed-Dürrü’l-Mensur)

Tevvab: Tevbe etmeleri için kullarına çokça yardım eden ve tevbe ettiklerinde bolca kabul buyuran.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.