Bakara 71 ayet Meali

قَالَ إِنَّهُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لاَّ ذَلُولٌ تُثِيرُ الأَرْضَ وَلاَ تَسْقِي الْحَرْثَ مُسَلَّمَةٌ لاَّ شِيَةَ فِيهَا قَالُوا الآنَ جِئْتَ بِالْحَقِّ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا يَفْعَلُونَ

(Musa) dedi ki: Allah şöyle buyuruyor: O, henüz boyunduruk altına alınmayan, yer sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan (salma), renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir. “İşte şimdi gerçeği anlattın” dediler ve bunun üzerine (onu bulup) kestiler, ama az kalsın kesemeyeceklerdi.


   İnşaAllah demeselerdi bu inatları kendilerine çok pahalıya patlayacak ve hiç kesemeyecekler, üzerlerine de Allah’ın gazabını çekeceklerdi

   İbn-i Abbas şöyle anlatıyor: İsrailoğulları zamanında , dükkanı olan genç bir delikanlı ve yaşlı bir babası vardı. Bir gün başka şehirden gelen bir adam, o gencin dükkanında bulunan bir malı satın almak üzere o gence parasını verdi. Dükkan kapalı, anahtarı da yaşlı babasında olduğundan anahtarı almak için babasının yanına gittiler. Bir de baktılar ki, babası dükkanın gölgesinde uyumaktadır. Adam: “Uyandır” deyince, genç: “babam uyuyor ve ben de onu uyandırmaya kıyamam” dedi ve uzaklaştılar. Daha sonra tekrar geldiklerinde ihtiyar derin uykuya dalmış horluyordu. Adam tekrar: “uyandır” deyince genç: “babam uyuyor, ben onu uyandırmaya kıyamam” dedi. Yine bir müddet sonra geldiklerinde babası daha derin bir uykudaydı. Oğlunun merhamet duyguları daha da arttı. Adam bu defa verdiği ücretin iki katını verip: “uyandır” deyince oğlu “Hayır! Kesinlikle onu uykusundan ne uyandırır ne de rahatsız ederim” dedi. Oradan ayrıldıktan sonra müşteri gidip babası da uyanınca, oğlu ona: “Babacığım! Bir adam buraya gelip falan malı istedi, ancak uykunu bölüp seni rahatsız etmek istemedim” deyince, babası onu azarladı. İşte yüce Allah da gencin bu güzel davranışını ödüllendirmek için İsrailoğulları’nın aradığı ineği bu gencin ineği kılmıştır.

   Ona gelip: “Onu sat!” dediler. “Onu size satmam” deyince onlar: “O halde onu senden zorla alırız” dediler. Bunun üzerine genç: “Kendi malımı benden zorla gasp ederseniz ne olacağını siz daha iyi biliyorsunuz” dedi. Onlar da Hazreti Musa’ya geldiler. Musa Aleyhisselam’da onlara: “istediği fiyatı vererek onu malı konusunda razı edin” dedi. Onlar da gelip gence: “ne takdir ediyorsun” diye sorunca genç: “Benim kararım şudur: terazinin bir kefesine ineği, diğer kefesine de som altın bırakın, som altın tarafı ağır basarsa kabul ederim” dedi. Kabul ederek o şekilde ineği almış oldular.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.