Bakara 27 ayet Meali

الَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ اللَّهِ مِن بَعْدِ مِيثَاقِهِ وَيَقْطَعُونَ مَا أَمَرَ اللَّهُ بِهِ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الأَرْضِ أُولَئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ

Onlar öyle (fâsık) kimseler ki; Allâh’ın(, âhir zamanda göndereceği peygambere inanacaklarına dâir, evvelce indirmiş olduğu kitaplarda kendilerine emretmiş olduğu vasiyet ve) ahdini, (bizzat kendileri kabullenip, yeminlerle) mîsâk (alt)ın(a aldık)dan sonra bozmaktadırlar. Allâh’ın, kendisiyle ilgili birleştirilme emri vermiş olduğu (Peygamberlerin tümüne inanmak, müminlerle dostluk ve akraba ilişkisini gözetmek gibi) şeyleri kesmektedirler ve yer(yüzün)de (bozgunculuk ve) ifsatta bulunmaktadırlar. İşte sana! Ancak bunlar (maddî ve manevî en büyük zarar ve) hüsrâna uğrayanların ta kendileridir.


(Fasık, hak yoldan sapan kimsedir. Kesin olarak verilen söz de ehl-i kitabın Tevrat ve İncil’de geleceği bildirilen ahir zaman Peygamberine iman edeceklerini söylemeleridir ki, gelince iman etmediler ve sözlerinde durmadılar. İslam’ın çok değer verdiği akraba, komşu ve yakınlarla yardım etmeyi terkettiler, fitne ve fesat unsuru oldular. Böylece hem dünya hem ahirette zarar gördüler.)

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.