En’am 159 ve Rûm 31-32 ayetler – Mezhepler dini bölüp parçalıyor mu?

   Bir takım insanlar tarafından ameli mezheplerin Müslümanları bölüp parçaladığı iddia ediliyor ve Kur’an’daki şu ayetler buna delil olarak gösteriliyor. O ayetlerin meali şöyledir:

   “Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.” (En’am 159)

   “Allah’a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O’na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki ile sevinip böbürlenmektedir.” (Rûm 31-32

   Bilindiği üzere Hanefi, Şafi, Maliki ve Hanbeli olmak üzere günümüze ulaşan 4 mezhep var. bu dört mezhep “inanç” itibariyle değil amel yönünden farklılıkar göstermekte. Yani bu mezhepler “amel” ibadet yönünden İslamı ele alarak ve örneğin namazın nasıl kılınacağını, abdestin nasıl alınacağını ayet ve hadisten yola çıkarak ortaya koyan yapılardır.

   Ayetlerde geçen “din” tabiri ise “iman ve inanç” ile alaklıdır. Ayette “müşriklerden” buyrularak ayetlerin asıl hedefinin Allah’a iftira eden “müşrik” Yahudi ve Hıristiyanlar olduğu belirtilmiştir.

   İbn Abbâs der ki: Onlar Yahudi ve Hıristiyanlardır. Hanîf olan İbrahim’in dinini çeşitli parçalara ayırdılar. Onların cezası Allah’a aittir. Onları cezalandırmayı o üzerine almıştır. Sonra da onlara çirkin işlerini haber verecektir.

ONLAR GİBİ OLUNMAMASI İSTENMİŞTİR

    Yahudi ve Hıristiyanlar Hazreti İsa’yı ilahlaştırmak, Allah’a üçün üçüncüsü demek gibi küfür inançları sebebiyle müşrik olmuşlar, sonradan uydurdukları batıl inançlarla dinlerini parça parça etmişlerdir.

   Allahu Teala Müslümanları da ikaz ederek Yahudi ve Hıristiyanların dinlerini parça parça ettiği gibi İslam dinine Peygamber ve Ashabında olmayan batıl inançlar sokmalarını, onlar gibi olmamalarını istemiştir.

   Ebu Hureyre Radıyallahu anh, Resulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in bu ayet-i kerime hakkın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “(Allah’u Teala bana) Şüphesiz dinlerini parçalayıp fırka fırka olanlar (var ya); sen onlardan değilsin, onlar da senden değildirler. (buyurdu) Onlar bu ümmet içerisindeki bidat (uydurma inanç)ların ehli, süphe sahipleri ve sapıklık ashabıdır.” (Taberi, Cami’u’l-Beyan, No:13271, 5/414, İbni Kesir: 2/182)

   Ömer b. Hattap (Radıyallahu anh) şöyle rivayet etmiştir: Resulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Aişe validemize hitaben şöyle buyurmuştur:
   “Ey Aişe! Dinlerini parçalayıp şi’a şi’a olanlar, heva (arzuya bağlı itikat) ashabı ve bid’at (dinde olmayan yeni inanç) sahipleridir. Ey Aişe! Her günah sahibi için bir tevbe vardır. Ancak bid’at ashabına tevbe nasip olmaz. Onlar benden uzaktırlar, ben de onlardan beriyim.” (İbn-i Ebi hatim, Taberani, Hakim-i Tirmizi, Ebu Nuaym, Haysemi, Beğavi, Suyuti)

   Ümmü Seleme (Radıyallahu anha): “Bir kimse Resulüllah ile hiçbir ilişkisi kalmamasından sakınsın.” Buyurmuş ve sonra: “Şüphesiz dinlerini parçalayıp fırka fırka olanlar (var ya) sen onlardan değilsin” kavl-i şerifini okumuştur.” (Taberi, No: 1473-75, 5/415)

 

   Bütün bu deliller ışığında bu ayetlerin ameli mezhepleri değil İslam dinine sonradan sokulan bid’at inançları haber verdiği söylenebilir…

www.kuranveislam.net

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.